Hipertansiyon (Yüksek kan basıncı)

 

Kalpten pompalanan kanın organlara ulaşıp onlara oksijen ve besinleri götürebilmesi için atar damarların içinde belirli bir basınçla iletilmesi gereklidir. Bu basınç insanlarda genellikle sabit değerler içinde tutulur. Bir tansiyon aleti ile belirlenebilen bu değerlerdendaha yüksek olanına “büyük” veya “sistolik” kan basıncı, daha alçak olanına ise “küçük” veya “diyastolik” kan basıncı adı verilir.

Bu basınçlar insanlar arasında farklılık gösterir ve ortalama olarak büyük tansiyon için 120 mm Hg, küçük tansiyon için ise 80 mm Hg’dır. Bir kimsenin kan basıncı günün değişik zamanlarında oynamalar gösterebilir. Kan basıncının yükselme göstererek 140/90 mm Hg değerini geçmesine “yüksek tansiyon” veya “hipertansiyon” adı verilir.

Hipertansiyonda sadece büyük tansiyon veya sadece küçük tansiyon normal sınır değerlerini aşıp yükselebilir, ama hastaların büyük çoğunluğunda her iki değer de yükselmiştir.

Türk Böbrek Vakfı 

 Kan Basıncını Kimler, Nasıl ve Ne Zaman Ölçtürmelidir?
 
Hipertansiyonun Nedenleri ve Görülme Sıklığı Nedir?
 
Hipertansiyon Ne Gibi Belirtilere ve Yan Etkilere Yol Açabilir?
 
Hipertansiyonun Tedavisi Var mıdır ve Nasıl Uygulanır?

Kan Basıncını Kimler, Nasıl ve Ne Zaman Ölçtürmelidir?

Kan basıncı yüksekliklerinin erken tanısı ve zamanında tedavisi için sağlıklı insanlar yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmelidir. Ölçüm, ayarı yapılmış bir tansiyon aleti ile ve ölçme tekniğini bilen bir kişi tarafından yapılmalıdır. Hekimlerin ofisine veya sağlık kurumlarına gittikleri zaman hissettikleri gerginlik nedeniyle hastaların kan basınçları normalden fazla yükselmekte ve buna “beyaz gömlek hipertansiyonu” adı verilmektedir. Bu nedenle bir tansiyon hastası, eğer yapabiliyorsa, kendi kan basıncını ev ortamında ölçmeyi ve kaydetmeyi öğrenmelidir.

Hipertansiyon tanısı ile tedavi görmekte olan hastalar, tansiyonlarını tercihen sabah yataktan kalktıktan sonra ölçmeli veya ölçtürmeli ve bunları daha sonra kendilerini tedavi eden hekimlere göstermek için kaydetmelidirler.

Atardamar sistemi içindeki kanın akışını hızlandırmak ve organlara ulaşan kan miktarını arttırmak için vücudumuz bazı durumlarda kan basıncını yükseltir. Gün içinde birçok kez vücudumuzda bu tür “doğal” kan basıncı yükseklikleri olur. Ölçümler bu dönemlere denk gelirse, kişilere yanlışlıkla “hipertansiyon” tanısı konabilir ve gereksiz yere ilaç tedavisine başlanabilir. Bu nedenle aşağıdaki durumlarda kan basıncını ölçtürmekten kaçınmak gerekir.

1) Belirli bir iş yapmak için çaba harcadıktan sonra (tercihen 20 dakikalık bir istirahatten sonra kan basıncı ölçülmelidir)
2) Yemekten sonra
3) Sigara içtikten sonra
4) Alkol aldıktan sonra
5) İnsanın aşırı heyecanlı, üzgün veya sinirli olduğu anlarda
6) Nezle ve grip ilaçlarını kullanırken

Hipertansiyonun Nedenleri ve Görülme Sıklığı Nedir? 

Hipertansiyon tüm dünyada en sık görülen ilk 3 hastalıktan birisidir. Daha çok orta ve ileri yaşların hastalığıdır. Erkeklerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Her 10 hastanın 9’unda kan basıncının yükselmesine neden olan başka bir hastalık yoktur. Ancak bu hastaların ebeveynlerinde ve diğer aile üyelerinde de hipertansiyon sıktır.

10 hastanın birinde ise kan basıncı yüksekliği başka organların hastalıklarına bağlıdır. Bu hastalıklar kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan böbrekler ve iç salgı bezlerinin hastalıklarıdır. Bazı ipuçları hipertansiyonu olan bir hastada böyle bir nedenin varlığını düşündürebilir. Bu ipuçları şöyle özetlenebilir:

· Aniden ortaya çıkan ve çok yüksek değerlere ulaşan kan basıncı yükseklikleri
· Kıllanma, aşırı kilo alma gibi yakınmalarla birlikte ortaya çıkan kan basıncı yükseklikleri
· Uzun yıllar tedaviye iyi cevap verdiği halde birden kontrolden çıkan ve çok sayıda ilaca rağmen kontrol edilemeyen kan basıncı yükseklikleri
· Gençlerde saptanan kan basıncı yükseklikleri

Hipertansiyon Ne Gibi Belirtilere ve Yan Etkilere Yol Açabilir? 

Atardamar sistemi içinde kan basıncının yükselmesi sinsi seyredebilir ve hasta kan basıncı yüksekliğini tesadüfen fark eder. Öte yandan, hipertansiyon bazı hastalarda yakınmalara yol açar. Bunlardan en sık karşılaşılanı özellikle sabahları olan ve enseden öne doğru gelen baş ağrısıdır. Bunun dışında, yüzde hissedilen sıcaklık basmaları ve kızarmalar, eskiye oranla yol yürürken, merdiven çıkarken zorlanma ve nefes darlığı, bazen çok sık idrara çıkma ve gece uykudan kalkıp idrara gitme, bacaklarda şişlik bu belirtilerden bazılarıdır.

Kan basıncının aşırı yükseldiği durumlarda hasta çift görme, dilde pelekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma ve kuvvetsizlik, nefes darlığı ve göğüs ağrısı hissedebilir. Kan basıncı yüksek seyrederse zamanla damar sistemine hasar verir. Hasar gören damarların beslediği organlarda da önemli problemler ortaya çıkar. Hipertansiyonun etkilediği organlar ve neden oldukları hastalıkların önemlileri şunlardır:

· Kalp ve dolaşım sistenini etkileyerek kalp krizi ve kalp yetmezliğine neden olur.
· Beyin damarlarını etkileyerek kanama, tıkanıklık ve dolayısıyla felçlere neden olur.
· Böbrekleri etkileyerek böbrek yetersizliğine neden olur ve böbrekleri hasta olanlarda yetersizliğin gelişimini hızlandırır.
· Göz damarlarını etkileyerek körlüğe neden olur.
· Görüldüğü gibi bu yan etkiler ölüme veya kalıcı organ bozukluklarına yol açabilir.

Hipertansiyonun Tedavisi Var mıdır ve Nasıl Uygulanır? 

Kan basıncının neden yükseldiğinin anlaşılmasından sonra çok etkili ve çok değişik ilaçlar geliştirilmiştir. Bugün ülkemizde bu ilaçların hepsi vardır. Öte yandan hem kan basıncı yüksekliklerinin zamanında tespit edilememesi, hem de tedavideki aksaklıklar nedeniyle hipertansiyon dünyada ölüme ve kalıcı rahatsızlıklara neden olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Hipertansiyonu olan hastaların tedavisi konusundaki bazı önemli noktalar liste halinde verilmiştir:

· Hipertansiyonu olan hastalar bu ilaçları hekim kontrolünde kullanmalıdır.
· Hipertansiyonun tedavisi müsekkinlerle veya sarımsak gibi bazı doğal maddelerle yapılmamalıdır.
· Uygun ilaçlarla birlikteaz tuzlu yemeye alışmalıdır. Tereyağlı yemeklerle ve et ağırlıklı gıdalarla beslenmenin zararlı olduğu bilinmeli, bunun yerine meyve ve sebze ağırlıklı beslenme tercih edilmelidir.
· Fazla kiloları vermenin, sigarayı bırakmanın ve her gün yürüyüş yapmanın da hipertansiyon tedavisine önemli yararı vardır.
· Hipertansiyon tedavisi bademcik iltihabı gibi kısa süreli bir tedavi değildir. Amaç kan basıncının kontrolde tutularak yukarıda sayılan önemli hastalıkların önlenmesidir. Bu nedenle tedavi uzun süreli, belki de hayat boyu sürecek bir tedavidir.
· Hipertansiyonu olan hastalarda eğer eşlik eden bir organ hastalığı, örneğin böbrek yetmezliği varsa tedaviye çok daha titizlikle uymalı ve daha sık hekim kontrolünden geçmelidir.
· Hipertansiyon zamanında teşhis edilip uygun ilaçlar ile tedavi edilirse, bütün bu hastalıkların ve onlara bağlı ölümlerin önlenmesi mümkün olabilir.

Günümzün En Büyük Sorunlarından Biri: Hipertansiyon 

Hipertansiyon sistolik kan basıncının (büyük tansiyon) 140 mm Hg, dastolik kan basıncının (küçük tansiyon) 90 mm Hg'nin üzerinde olmasıdır. Hipertansiyon çeşitli sebeplere bağlı olabilir. Ancak hastaların yüzde 90'ında belirli bir sebep bulunamaz. Nedeni belli olmayan hipertansiyon tipine primer veya esansiyel hipertansiyon, nedeni belli olan hipertansiyon tipine ise sekonder hipertansiyon denir.

Hipertansiyon nedenleri arasında böbrek hastalıkları (böbrek damarlarında daralma, nefrit gibi), endokrin hastalıklar (guatr, hormon salgılayan tümörler gibi), iç salgı bezlerinin hastalıkları, bazı doğumsal kalp hastalıkları sayılabilir. Vakaların yüzde 90'ını oluşturan esansiyel hipertansiyonda kalıtımın (soya çekim) büyük etkisi vardır. Çevresel etkenler, besinlerle alınan tuz, şişmanlık, stress sadece genetik duyarlılığı olan bireylerde etkili görünür.

Hipertansiyon tanısı koymak için üç ayrı günde en az iki kan basıncı ölçümü yapılmalıdır. Hipertansiyon tedavi edilmezse zamanla böbrek, kalp, göz, beyin ve küçük damarlarda kireçlenmenin artışına, gözde, beyinde kanamalara kalp ve böbrek yetersizliğine ve enfarktüse yol açar. Hipertansiyon inme dediğimiz hemipleji eğilimini artıran en önemlisi enfarktüse neden olan koroner ateroskleroza eğilimi artıran 3 önemli risk faktöründen biridir. Diğer risk faktörleri sigara içimi ve hiperkolesterolemidir.

Hipertansiyon komplikasyonları gelişinceye kadar belirti vermez. Baş dönmesi, yüz kızarması, baş ağrısı, yorgunluk, burun kanaması sinirlilik gibi belirtiler komplike olmayan hipertansiyon hastalarında görülmez.
Hipertansiyonun ilaçla kontrol edilmesi durumunda komplikasyonların büyük çoğunluğu önlenir veya gelişim süreçleri yavaşlatılır.

Şeker hastalığı şişmanlık lipid anormallikleri olan hastalara diyet kısıtlamaları uygulanmalıdır. Hafif hipertansiyonda ideal ağırlığı kadar zayıflama, orta derecedeki tuz kısıtlaması (2 gr / gün) günlük alkol alımının kısıtlanması (30 ml'den az) hipertansiyonun kontrolünü sağlayabilir. Akılcı bir şekilde yapılan egzersiz özendirilmeli, sigara yasaklanmalıdır.

Hipertansiyon tedavisi cinsiyete yaşa, kişide mevcut diğer hastalıklara bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu nedenle tavsiye üzerine ilaç kullanılması son derece sakıncalıdır.
Gelecekte gen mühendisliği ile genetik yapıyı değiştirinceye kadar hipertansiyonun oluşmasını önlemek elimizde değil ama, iyi bir kontrol ile hayati önem taşıyan komplikasyonlarını önlemek elimizde.

Uzman Dr. Emel Terzihan
İç Hastalıkları Uzmanı
Kadıköy Şifa Hastanesi

Yüksek tansiyon gizli katilimiz 

Prof. Dr. Mehmet Öz                                                  (ABD'de ‘‘Milenyumun Doktoru’’ seçilen dünyaca ünlü kalp uzmanı)

Yüksek tansiyon gizli bir katildir. Aslında ölçülmesi çok basit ama yeter ki tansiyonunuzdan haberiniz olsun. Yüksek tansiyonlu olduğunuzu öğrendiğinizde ilk yapacağınız tuzu kesip kalsiyum ve magnezyum almak.

Uyku çok önemli. Sağlıklı bir insanın gece uykusu haftada 50-60 saat arası olmalı.

Her çeşit kızartma zehirin padişahı. Fast food'larda yediğiniz patatesler kim bilir kaç gün üst üste aynı yanık yağda kızartılıyor? Fast foodları ve kızartmaları asla ağzınıza sokmayın.

 

Hipertansiyon Nedir ?
http://www.tansiyon.gen.tr/


Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir.Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı ,hastaya ait özellikler (yaş,cinsiyet,ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat,efor gibi) etkilenen bir parametredir.Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır(milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük ,sinirli ya da heyacanlıyken yüksektir. Genellikle de normalin üst sınırı olarak kabul edilen değer 140/90 mmHg'dır(milimetre civa). Kanı kalpten dokulara taşıyan damar kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.

Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arsında farklılık gösterir.Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının sfigmomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi ) yapılıp ortalaması alınarak belirlenmelidir.

Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür.Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı,kalp,damar ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur.Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir , kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.

Hipertansiyonun Yaygınlığı Nedir?
Sanayileşmiş ülkelerdeki yetişkin nüfusun %10-20 kadarında hipertansiyon bulunduğu hesaplanmaktadır.Sınırda hipertansiyon vakaları da katılırsa bu oran kuşkusuz daha yüksektir.Kişinin yaşı,cinsiyeti ve ırkı hipertansiyon sıklığı konusunda belirleyici faktörlerdir.Hipertansiyon siyah ırkta ve kadınlarda daha çok görülmektedir.

Kişi yaşının hipertansiyona olan katkısı öncelikle damarlarda yaşlanmaya eşlik eden anormalliklerdir.Bu durum özellikle de kanı kalpten damarlara taşıyan damarlardaki esneklik kaybı ile açıklanabilir.Ancak yaşla hipertansiyon arasındaki bu bağlantıya bazı ilkel toplumlarda hiç ratlanmamaktadır.Bu durumda etkili faktörün "uygarlaşma" ve bununla bağlantılı yaşam biçimi olduğu söylenebilir: örn.tuz kullanımı,aşırı beslenme,sedanter yaşam (fazla hareket göstermeksizin devamlı oturuşa bağlı),stres,vs.
Hipertansiyon Riskleri 


Hipertansiyon ciddi bir durumdur.Hipertansiyon,kendi başına öldürücü değildir.;fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir.Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir.Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık;bölgesel anemi) rizikosunu önemli ölçüde arttırır.Buna ilaveten,hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna ( pıhtılaşma®inme) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına' da büyük katkıda bulunur ki,bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir.Bahsettiklerimizin hepsi tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı morbidite (hastalık),mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.

Hipertansiyonun Sınıflandırılması 
Hipertansiyon sıklıkla nedenine göre sınıflandırılır.Buna göre iki tip vardır.

  esansiyel (primer) hipertansiyon

  sekonder hipertansiyon

Hipertansiyon vakalarının yaklaşık %90'ı ,neden (etiyoloji) bilinmediğinden primer ya da daha doğru bir deyimle "esansiyel" hipertansiyon olarak adlandırılır.

Hipertansiyon vakalarının geriye kalan bölümüne ,yani yaklaşık %10'una bu durumun nedeni bilindiğinden "sekonder " hipertansiyon denir.Böbrek kökenli olan (renal) hipertansiyon bunların en yaygın olanıdır.

Sekonder Hipertansiyon 
Bu tipte yüksek kanbasıncı,bilinen bir etiyolojiden (hastalıktan) kaynaklanmaktadır.Neden olan hastalık tedavi edildiğinde hipertansiyon düzelir.

Böbrek hastalığı: Renal hipertansiyon olarak adlandırılır.Varolan bir böbrek hastalığı kan basıncının yükselmesine neden olur.

Endokrin hastalıkları: Endokrin sistemi etkileyen hastalıklar kan basıncını da etkiler,çünkü adrenal bezler çeşitli kan basıncını kontrol eden mekanizmaları düzenler.

İlaçlar

 Bazı ilaçlar,örneğin kortikosteroidler,oral kontraseptifler (aldosteron sekresyonu ve plazma reninini arttırarak),nazal dekonjestanlar,amfetamin,tiroid hormonları,NSAID,soğuk algınlığı ilaçları,siklosporin,eritropoetin,iştah kesiciler,trisiklik antidepresanlar,MAO inhibitörleri ,alkol (günde 70-100 mL civarında alkollü içki alınması hipokalemik alkalozla birlikte hipertansiyona neden olur) kan basıncının yükselmesine neden olurlar.Bu ilaçların bırakılması ile kan basıncı normale döner.

Diğer sebepler
Bunlar arasında;
Aort koarktasyonu: aortun doğuştan dar olması
Gebelik toksemisi: hipertansiyon,albuminüri,ödem ile karakterize,gebeliğin ikinci yarısında oluşan bir hastalık.
Beyin tümörü ya da lezyonu: intrakraniyel basınca yol açarak kan basıncının hızla yükselmesine neden olur.

Esansiyel (primer) Hipertansiyon: 
Hipertansiyonun bu en yaygın şekli,bilinen nedenlere bağlı değildir.Bu hipertansiyonun ortaya çıkış faktörleri hakkında kesin bilgimiz mevcut değildir.Ayrıca hipertansiyonun başlangıcında rolü olan patogenetik faktörlerin sayısıda çoktur.Hipertansiyon,kalp dolaşım sistemi ,noröendokrin,renal sistemi içeren multisistem bir bozukluktur ve güçlü genetik faktörleri içerir.Bu faktörlerden birine ya da bir başkasına farklı derecelerde önem veren çok sayıda ve farklı patogenetik teoriler öne sürülmüştür.

Esansiyel hipertansiyon ayrıca bazı risk faktörleri ile de ilgidir.Bu faktörler hipertansiyonu daha yaygın ve/ya da daha şiddetli yapmaktadır.

Sıvı ve hacim kontrolünde değişiklikle sonuçlanan renal işlev değişikliği . Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminde anormallik. Arteriol duvarlarında artmış sodyum ve tuz . Baroreseptörlerin yeniden düzenlenmesi . Diyetteki tuz miktarının yüksek olması.

Anormal psikolojik uyarı.

 Irk 

 Cinsiyet 

 Yaş    

 Aile hikayesinde                                  

 

once.gif (193 bytes)