|
Hipertansiyon
Nedir ?
http://www.tansiyon.gen.tr/

Hipertansiyon
basit olarak yüksek kan basıncı demektir.Kan basıncı ya da daha
doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların
kan basıncı ,hastaya ait özellikler (yaş,cinsiyet,ırk gibi) ve
fiziksel durumdan (istirahat,efor gibi) etkilenen bir
parametredir.Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek
gerçekte oldukça güçtür.
Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir
yetişkinde 120/80 mmHg'dır(milimetre civa). Herhangi bir kişide kan
basıncı uyku sırasında düşük ,sinirli ya da heyacanlıyken yüksektir.
Genellikle de normalin üst sınırı olarak kabul edilen değer 140/90
mmHg'dır(milimetre civa). Kanı kalpten dokulara taşıyan damar kan
basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa
hipertansiyondan bahsedilir.
Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arsında farklılık
gösterir.Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının
sfigmomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi )
yapılıp ortalaması alınarak belirlenmelidir.
Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür.Eğer
tedavi edilmezse beyin dolaşımı,kalp,damar ve böbrek hastalıkları
için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur.Bir kez
teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir ,
kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.
Hipertansiyonun Yaygınlığı Nedir?
Sanayileşmiş ülkelerdeki yetişkin nüfusun %10-20 kadarında
hipertansiyon bulunduğu hesaplanmaktadır.Sınırda hipertansiyon
vakaları da katılırsa bu oran kuşkusuz daha yüksektir.Kişinin
yaşı,cinsiyeti ve ırkı hipertansiyon sıklığı konusunda belirleyici
faktörlerdir.Hipertansiyon siyah ırkta ve kadınlarda daha çok
görülmektedir.
Kişi yaşının hipertansiyona olan katkısı öncelikle damarlarda
yaşlanmaya eşlik eden anormalliklerdir.Bu durum özellikle de kanı
kalpten damarlara taşıyan damarlardaki esneklik kaybı ile
açıklanabilir.Ancak yaşla hipertansiyon arasındaki bu bağlantıya
bazı ilkel toplumlarda hiç ratlanmamaktadır.Bu durumda etkili
faktörün "uygarlaşma" ve bununla bağlantılı yaşam biçimi olduğu
söylenebilir: örn.tuz kullanımı,aşırı beslenme,sedanter yaşam (fazla
hareket göstermeksizin devamlı oturuşa bağlı),stres,vs.
Hipertansiyon
Riskleri 
Hipertansiyon ciddi bir durumdur.Hipertansiyon,kendi başına öldürücü
değildir.;fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları
öldürücü olabilir.Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine
neden olabilir.Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik
kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle
oluşan geçici kansızlık;bölgesel anemi) rizikosunu önemli ölçüde
arttırır.Buna ilaveten,hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki
kan damarlarının trombozuna ( pıhtılaşma®inme) diğerlerinden daha
kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına'
da büyük katkıda bulunur ki,bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda
ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir.Bahsettiklerimizin hepsi
tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı
morbidite (hastalık),mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.
Hipertansiyonun Sınıflandırılması

Hipertansiyon sıklıkla nedenine göre sınıflandırılır.Buna göre iki
tip vardır.
esansiyel (primer) hipertansiyon
sekonder hipertansiyon
Hipertansiyon vakalarının yaklaşık %90'ı ,neden (etiyoloji)
bilinmediğinden primer ya da daha doğru bir deyimle "esansiyel"
hipertansiyon olarak adlandırılır.
Hipertansiyon vakalarının geriye kalan bölümüne ,yani yaklaşık
%10'una bu durumun nedeni bilindiğinden "sekonder " hipertansiyon
denir.Böbrek kökenli olan (renal) hipertansiyon bunların en yaygın
olanıdır.
Sekonder Hipertansiyon

Bu tipte yüksek kanbasıncı,bilinen bir etiyolojiden (hastalıktan)
kaynaklanmaktadır.Neden olan hastalık tedavi edildiğinde
hipertansiyon düzelir.
Böbrek hastalığı:
Renal hipertansiyon olarak adlandırılır.Varolan bir böbrek hastalığı
kan basıncının yükselmesine neden olur.
Endokrin hastalıkları:
Endokrin sistemi etkileyen hastalıklar kan basıncını da
etkiler,çünkü adrenal bezler çeşitli kan basıncını kontrol eden
mekanizmaları düzenler.
İlaçlar:

Bazı
ilaçlar,örneğin kortikosteroidler,oral kontraseptifler (aldosteron
sekresyonu ve plazma reninini arttırarak),nazal
dekonjestanlar,amfetamin,tiroid hormonları,NSAID,soğuk algınlığı
ilaçları,siklosporin,eritropoetin,iştah kesiciler,trisiklik
antidepresanlar,MAO inhibitörleri ,alkol (günde 70-100 mL civarında
alkollü içki alınması hipokalemik alkalozla birlikte hipertansiyona
neden olur) kan basıncının yükselmesine neden olurlar.Bu ilaçların
bırakılması ile kan basıncı normale döner.
Diğer sebepler:

Bunlar arasında;
Aort koarktasyonu:
aortun doğuştan dar olması
Gebelik toksemisi:
hipertansiyon,albuminüri,ödem ile karakterize,gebeliğin ikinci
yarısında oluşan bir hastalık.
Beyin tümörü ya da lezyonu:
intrakraniyel basınca yol açarak kan basıncının hızla yükselmesine
neden olur.
Esansiyel (primer) Hipertansiyon:

Hipertansiyonun bu en yaygın şekli,bilinen nedenlere bağlı
değildir.Bu hipertansiyonun ortaya çıkış faktörleri hakkında kesin
bilgimiz mevcut değildir.Ayrıca hipertansiyonun başlangıcında rolü
olan patogenetik faktörlerin sayısıda çoktur.Hipertansiyon,kalp
dolaşım sistemi ,noröendokrin,renal sistemi içeren multisistem bir
bozukluktur ve güçlü genetik faktörleri içerir.Bu faktörlerden
birine ya da bir başkasına farklı derecelerde önem veren çok sayıda
ve farklı patogenetik teoriler öne sürülmüştür.
Esansiyel hipertansiyon ayrıca bazı risk faktörleri ile de
ilgidir.Bu faktörler hipertansiyonu daha yaygın ve/ya da daha
şiddetli yapmaktadır.
Sıvı ve hacim
kontrolünde değişiklikle sonuçlanan renal işlev değişikliği .
Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminde anormallik. Arteriol
duvarlarında artmış sodyum ve tuz . Baroreseptörlerin yeniden
düzenlenmesi . Diyetteki tuz miktarının yüksek olması.
Anormal
psikolojik uyarı.
Irk
Cinsiyet
Yaş
Aile
hikayesinde

|