|
Bir
yürek sustu, bin yürek yaslı
Perde indi, Gözler indi, Bir yürek sustu! Bin yürek yaslı..! ... 1956’nın son gününde doğan, cebinde bilyeleriyle şirin bir çocuktu oyunun kahramanı.. bilyeleri değil de, siyah önlüklü beyaz yakalı bir ilkokul fotoğrafıydı o zamandan elinde kalan.. Cumhuriyet Bayramıydı En sevdiği bayram.. Fırtınalı sevdalar vardı oyunda Nazım’ınki gibi hep uzaktan sevmeler.. Kötü adamlar.. Davasına sahip çıkan bir gencin Kanlı sahneleri de oldu oyunda Ama dublör değil, kendisiydi vurulan.. Konuşursam savaş, Susarsam çatışma, Yazarsam destan, Seversem devrim olur.. derdi.. Çökertme türküsüydü ıslığı.. Bir de Şu metrisin önü.. Bir uzun alan.. Bir tek seni sevdim.. Gerisi yalan.. Ha bir de maviyi severdi ille de mavi.. Gökyüzünün özgür mavisini.. “Özgürlüklerimiz,mutluluklarımız, şarkılarımız ve sevdalarımız bir isyandır, bir başkaldırıdır” derdi.. ve bu isyanlarını paylaşırdı insanlarla kağıda döktükleriyle.. Sınırsızdı düşleri.. Koca bir adamdı o Yüreklere sığmayan.. 2007 kasımın ilk günü.. Oyun bitti.. Perde indi.. Biz kalkamadık yerimizden.. Hala oyunun bittiği yerdeyiz..
Gülsüm Tanrıverdi
3.11.07
|