|
|
ÇOCUKSUN SEN
Çocuksun
sen sesinin çağlayanına düştüm Bir
çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp
durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl
gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman
benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam
ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun
sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum
diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum
öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim
tüm umutları görmeyeyim için Gözlerimi
bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim
bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum
unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir
rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar
konuyor alnına akşamüstleri Bu
yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün
bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın
zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir
mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun
sen alnına kırlangıçlar konan Bir
bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus
diyelim istersen ya da sen söyle Batık
bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun
bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem
köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve
gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun
sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün
kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun
elma kokması bundandı belki) Bir
elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp
durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl
gidip geliyor gidip geliyorsa öyle ÇOCUKSUN SEN, ÇOCUĞUMSUN
Ahmet TELLİ
|