| Konu: bir
adamın hikayesi |
-Bu akşam
kafaları çekelim mi, sorusuyla başladı
konuşmaya, -Niye sen pek
içmiyordun ? -Anlatacaklarım
var ?? -Olur, nereye
gidelim -Salaş bir yer
olsun Merak etmeye
başlamıştım, Kemal yıllardır arkadaşımdı, hayata
kendi doğruları ile bakan ve doğrularına göre
hayatı yaşayan, tutarlı bir insandı. İçki içerek
bir konuyu anlatma isteğine hiç rastlamamıştım,
söylemek istediği birşey varsa lafı
dolandırmadan söylerdi. Çocukları ve karısı ile
mutlu bir aile tablosu çiziyorlardı. Akşam
Ankara?nın balıkçı lokantalarından birinde
biraraya geldik. Lokanta tıka basa doluydu,
ekonomik kriz içki tüketimini
artırmıştı.Yıllardır gittiğimiz bir yer
olduğundan garsonlar kısa sürede köşede bir masa
buldular bize.
-Ne
içeceksiniz abi? Bu emektar
Mustafa idi,bildiği halde biraz muhabbet ve
Fenerbahçe konuşmak için aynı soruyu
sorardı. -Bu Fener bizi
öldürecek Mustafa -Sen
korkma abi bu yıl da şampiyonuz -Sen bize bir
ufak aç, biraz da meze getir önden kavun,
peynir, karides falan -Tamam
abi, güzel levrek var ayırtayım mı -Boşver levreği biz
barbun yeriz, di mi
Kemal? -Bana farketmez Mustafa servis
için ayrıldığında Kemal ikinci sigarasını
yakıyordu -Hayrola neyin
var -Nasıl söyleyecem
bilemiyorum, birisi ile de bölüşmem lazım senden
başkası ile de konuşamam bu konuyu -Sağlık sorunu mu -Yok be oğlum -Kemal -Ne
var -Sen aşık mısın -Nereden anladın -Bizim yaşımızda
sağlık sorunun yoksa gönül sorunun vardır -Öyle gibi bir
şey -Fahriye?mi -Evet
nasıl anladın -Biz bu
dünyada kıç gezdirmedik oğlum, o gün
anlamıştım -???????????. -Onun
tepkisi ne -Olumlu -Ne
zamandır -İki yıl oldu -Neeeeee -İki
yıl Mustafa rakıyı getirdi
bardaklara koydu, yanında kavun, peynir, karides
güveç -Buz ver biraz
Mustafa -Hemen abi Buzlar tepeleme
bardaklara kondu, Mustafa diğer müşterilere
bakmak için
ayrıldı -Şerefine Kemal,işin
zor galiba -Hem de nasıl -İki senedir süren
ilişki ne durumda
şimdi -Fahriye karından
boşan diye
bastırıyor -Fahriye bekar
mı -Evet -Sen
ne düşünüyorsun -Oğlanlar
okuyor, karım dünyanın en fedakar insanı, ne
Fahriye?den vazgeçebiliyorum, ne de karımdan -Al bir kaya nereye
dayarsan daya, batmışsın sen yavrum, çek bir
yudum daha -Battım ki ne
battım,senden akıl alacam,ya da ne bileyim belki
beni boğan baskılardan kurtulmak deşarj olmak
isteyeceğim -Ben akıl
verirsem sapıtırsın -Yok ya
sen akıllı adamsın, bana bir çıkış yolu
gösterirsin -Yolu insanın
kendisi bulur ben ancak söylerim -Söyle
birşeyler -Sen ne yapmayı
düşünüyorsun -Beni tanırsın,
hayatımda kimseyi yarı yolda bırakmadım,
çocuklarıma örnek bir baba olmaya karıma iyi bir
eş olmaya çalıştım bunu da becerdiğimi
sanıyorum. Karım çok fedakar, benim yaptığım
herşeyi destekleyen
biri -Klasik anlamda olaya
baktığında, kime söylesen?sen manyak mısın, bela
mı arıyorsun?der,ama monotonlaşmış bir hayatın
sonbahar başlangıcında yakaladığın bu heyecana
da saygı duymak lazım galiba -Haklısın hayat
monoton gelmeye başladı, yalnızca kendimi
düşündüğümde şeytan bas git Fahriye ile yaşa
diyor, çevre ve sorumluluklarımı düşündüğümde
olduğum yerde kalıyorum,çok mutsuzum
bilemezsin
Bir
sigara yaktım, sessizlik başladı ben de
düşünmeye başladım,arkadaşıma ne diyebilirdim,
başkalarının hayatı üzerinde konuşmak kolay diye
düşündüm, ama Kemal için kolay konuşamıyordum
doğru olması gereken birşeyler söylemeliydim.En
doğrusu biraz empati yapmaktı,ben olsam ne
yapardım.Dayım rahmetli , bir kadını sevip
yengemi boşamaya kalkınca ne çok tepki
göstermiştik,ne çok ayıplamıştık, yaşım yirmi
idi o zamanlar,daha sonra o tepkilerin ne kadar
anlamsız olduğunu düşünmüştüm.Dayım üçüncü
karısı ile evli iken rahmetli oldu, bütün
karıları yaşıyor, o genç yaşta uçtu gitti, ama
mutluydu.Aşk hissediliyorsa ve karşılığı varsa
yaşanmalıydı galiba. ?aşk varsa suç yoktur.?
-Niye
daldın Kemal?in sorusu ile
irkildim -Hiiç dayım
rahnetli geldi aklıma,onu düşünürken
dalmışım -Eeee -Kemal
niye tercih
yapamıyorsun -Dedim ya
karımı yarı yolda
bırakamam -Ne yapacaksın -İkisine de
durumu anlatıp herkesin mutlu olacağı bir dünya
oluşturacağım -Hass?? -Niye -Yani
ikisi ile birlikte bir hayat kuracaksın,hangi
kadın bunu kabul eder -Kabul
etmezlerse ben ve onlar yani herkes mutsuz
olacak -Peki hiç çıtlattın
mı -Biraz -Tepki
nasıl -Daha pek anlaşılır
değil, karım olay hiç yokmuş gibi davranıyor,
Fahriye olmaz diyor
Mustafa
barbunları masaya koyarken ikinci kadehimi
doldurmaya başladım, içimden geçenleri analiz
edemiyordum, bana olmaz gibi geliyordu Kemal?in
istediği ama yine de insanların ne yapacağı
belli olmazdı.Karısı böyle bir beraberlikte
onurunun kırılacağını düşünecekti mutlaka,
Fahriye evliliksiz bir ilk beraberlik için aynı
duyguları taşıyor olmalıydı. Kafam karışmadı
dersem yalan olur.
-Sen
andropozda olmayasın -Yok be
oğlum -Bence aşk diyorsan
Fahriye?ye karşı duyduğuna git onunla hayatını
sürdür, ben aksini düşünemiyorum, karın sana
böyle bir teklifle gelse ne dersin -Olur mu lan öyle bu
erkeklere mahsus bir
durum -Saçmalama Kemal sen
cahil misin -Niye oğlum,bu
yaştan sonra karım kiminle yapabilir -O belli olmaz -Sen böyle bir durumla
karşılaşsan ne
yaparsın -Gereğini yaparım,
karıma ben aşık oldum ve bu aşkı yaşamak
istiyorum derim -Sonra -Sonrası
bu -Peki sosyal hayatın,
şimdiye kadarki düzenin, alışkanlıkların, onları
nasıl bırakacan -Eğer tercih
yapamayacak kadar korkak isen böyle bir haltı
yemezsin
-Bekara
karı boşaması kolay, başına gelsin de gör -Bak Kemalcim tercih
yapmak zorundasın, insanlar bencildir ama burada
insanların onurları da var onlarla oynayarak
bencillik pek hoş değil -Ben
kimsenin onuru ile oynamıyorum -Peki bu ne,ben
iki kadınlı hayat yaşamak istiyorum bana uyun
,kim karı veya kocasını başkası ile bölüşmek
ister -Ama mutsuz olacaklar
ben mutsuz olunca -Merak
etme, sensiz bir hayatın yaşanılamayacağını
zannetme, yaşamak alışmaktır. -Doğru
söylüyorsun, herkes herşeye alışıyor, peki ben
ne yapacağım -Karar
vereceksin, tercih yapacaksın,ya karın ya
Fahriye -Sen ne yapardın -Benim yapacağımla
senin bir ilgin olamaz ki ben benim, sen sensin,
başlangıçta aynı olan birşey yok ama sordun bir
kez daha söyleyim ben yapılması gerekeni
yapardım, tercihimi yapar,hayatımı o tercih
doğrultusunda yaşardım -Peki
neyi tercih ederdin, aşkı mı, statünü mü -Yaşamak istediğimi
tercih ederdim, neyi yaşamak istiyorsam onu -Yine politikacı gibi
konuştun cevap vermeden çok şey söyledin -Yanılıyorsun çok
güzel ve net bir cevap verdim, sen ne yapacağına
karar veremediğin için, anlamaktan kaçıyorsun,
senin hayatını ve tercihlerini ben yönetemem.Şu
andaki durumun iyi değil,çok bencilce ve
kurnazca,çok karılı köy ağası gibi yaşamayı
istemek pek uygun
değil. -Öyle değil ama -Nasıl peki,beyimiz aşkı
ve karısı ile ortak yaşayacak ve bu çok eşlilik
olmayacak,yani adamın okumuşu iki kadınla
yaşarken iyi,köydeki yaşarken kötü,ben bunu
anlamam. -Ooffffffffff -Of
mof yok bana sordun ben böyle düşünüyorum,zaten
aşık oldum diyorsan bunun bir manası olmalı,bir
farklılığı olmalı,düşün Fahriye evli olsaydı hem
kocası ile kalıp hem de sana aşığım deseydi ve
kocası ile konuşup senin ona yapacağın teklifi o
sana yapsaydı kabul eder miydin -Olur mu lan öyle -Sen isteyince nasıl
oluyor -Ben erkeğim -Onun kocası yumuşak
mı olacaktı -Kafamı
karıştırma , zaten çıkmazdayım -Kafan karışacak
tabi, karışmamış olsa beni çağırıp bunları
konuşmazdın.
Ankara
meyhaneleri gece saat 11.00 den sonra yavaş
yavaş boşalmaya başlar,memur kentidir Ankaram
benim,efkarları bile saatlidir
insanlarının.Kemal öyle duruyordu yanan
sigarasına bakıp. Ne çok insanın derdini
dinleyip onlara yardımcı olmaya çalıştığımı
hatırladım,ve ben kimseye birşey anlatmadığımı
kendi hakkımda.
-Eee
Kemalcım,napcen -Aynı
şekilde devam edecem,oluruna bırakacağım -Bu korkakların
lafıdır Kemal ve dahi bencillerin,idare-I
maslahatçıların,en kolay sığınmalardasın, iyi
baba sığınmasındasın Fahriye?ye gidemezken,
çocuklarına hayat verip onlara en büyük ödülü
verdiğini düşünmüyorsun, ve hatta okutup
bugünlere getirdiğini düşünmüyorsun,
cesaretsiziliğini onları bahane ederek
örtüyor,Fahriye?ye yazık ediyorsun. -Noldu birden
niye sinirlendin -Sözümü
kesme,Karını bırakamaz gibi davranıp iyi eş
havasına sığınıp onu küçümsüyor,sanki sensiz
birşey yapamaz sanıyorsun, ona ayıp ediyorsun.
Hep kolayındasın işin, adeta bir kadın
karakterinde ,sağlamcı, risk almaz, anaç tavuk
gibi kollarını çocukları üzerine gererken, kendi
hayatını yok eden kadınlar gibisin, seveceksen
insan gibi sev sevemeyeceksen bu haltı yeme. Bazı kadınlar vardır
napalım bir kere oldu kader deyip sevgisiz bir
ömrü sığındıkları bahaneler arkasında yaşarlar,o
bahaneler kendi hayatlarını yaparken kendileri
için bir hayatın feda edildiğini anlamazlar
bile.Sen herkesi feda ediyorsun -Gecenin sonuna
gelirken iyi konuştun,ama senin çocuğun yok bazı
şeyleri.. -Hadi siktir,
anlamam di mi,niye anlamayım,insanın oluşumunun
ne olduğunu bilmiyor muyum,şefkat,ana,baba ne
demek bilmiyor muyum,her derdini açan dayar
önüme bu lafı bu laf dahi sizin biryerlere
sığınma iç güdünüz,o zaman benimle tartışmayın
bana derdinizi
açmayın -Kızma öyle demek
istemedim -Ne demek istersen
iste ama yalnızca ne yapmak istediğini bil bizim
yaşımızda eşek kalmadı bile o nedenle eşek kadar
adam olduk diyemiyorum, işte hayat ,
yaşadığımızın yarısını yaşar mıyız
bilmiyorum,karasızlıklar,kuşkular, endişelerle
yaşanacak meçhul bir gelecek korkuları
taşıma,kararlı ol,tercihini yap hayatını devam
ettir.
Kemal
masadan kalkarken,kafası iyice karışmış bir
vaziyette idi,sigara paketini cebine
koyarken -Haklısın
galiba,ben bir korkak ve bencilim,dedi Sokağa
çıktığımızda serin bir Ankara sonbahar gecesi
bize merhaba diyordu.
13.10.2001 Ankara
OĞUZKAN
BÖLÜKBAŞI | | | | | |