Sevgili'ye  Mektup

 

  Bugün sana yazacağım ilk mektubu ruhumda              

  toparlamış ve kağıda aktarma  gücünü elde etmiş

  olduğum için önemli bir gün.

  Seni, gerçekten senden çalmış olmanın rahatlığı

  var içimde.

  Artık ortalıkta  kalmamış olan bir asalete yakışır

  şekilde seni yaşamaktayım.

  Şu anda yüreğim ruhunun önünde  diz çökmüş

  durumda biliyor musun?

  Ama bu diz çöküş; bir ulaşılamamanın  

   yakarışını anlatmıyor.

  Tam aksine yanağıma ve omuzuma koyduğun

  güzel ellerinin bana sağlamış olduğu huzur

  ve medyun-u şükran ile gelen bir  teşekkür bu.

                         

  Bana gerçekten yıllar sonra uzattığın ellerini 

  inanılması zor bir şekilde hissetmeye çalıştım.

  Ellerimi ellerinin üzerine  koyarak yokladım varlığını

  ve gerçekten bir  hayal  olmadığını da gördüm.

  Bu neyin ifadesi biliyor musun? Geçen yıllar içinde 

  zaman zaman bir fırtına gibi veya bir cemre

  gibi düşüyordun içime.

  Ama birinci cemre oluyordu bu daima.

   İkinci ve üçüncü cemreleri yeni yaşıyorum

  senin benliğinde; 

                       

  Bahar gelmeyecekmi ey cemre?

  Kar yağdırma ılık sevgime

  Ver artık ellerini gel

  Gel ki çözülsün yüreğimin buzları

  Gel artık birkez de beni dinle.

  Köy yollarında seni izledim o gün hep.Sende bulduğum 

  ve bende  eksik olan     şeyleri anlamaya çabaladım.

  Sanki ''ben bir çoban,kuzularının başında ve kavalım

  elimde hayal kuran''idim.Ve sanki bir hayal topunu

  izliyordum gökten gelen.

  Ve sanki mevlid'den bir mısra gibiydin bana;

  İndiler gökten melekler saf saf

  Bir armağan sanki bu itiraf...

  O gün işte bir tek şey yerleşti aklıma.Başımı kucağına

  koyup ağlamak istiyorum  yanımda olduğunda 

  ve sana baktığımda,sesimi kesip, yanına sokulup, 

  öksüz bir çocuk gibi,

  suskun gözlerimi kapatmak istiyorum.  

  Biliyor musun bana öyle naif geliyorsun ki;

  sana paralel yaşama ve davranmanın belki de bir tarz,

  yeni bir tarz olduğunu  düşünüyorum.

  Ama hala ve hala çekingen bir çocuk ile, olgun adam

  kavga ediyor içimde.Artık tartışmasınlar aralarında.

  Tek kişilikte, iki varlık!Belki de gerçek yapılarımız bu.

  Sen de öyle değil misin?

  İçindeki olgun kadınla, hanım hanımcık bir çocuk

  elele tutuşmuş dolaşıyorlar!

 

  Sana onbeş yıl sonra yazacağım mektubu düşünmek

  üzere alımlı kadına aşkımı, içindeki çoçuğa

  sevgilerimi ilet...