One day while walking
in the clouds....
with the pure and snow w

                      Korkuyordum  zaten                    

 Bir gün sana dokununca  

 Seni kaybetmekten  

Bendeki seni alıp gitmenden.

Kırmızı güller arasında

Bir tahtın vardı bende

Sultanlarda olmayan

Bir bahtın vardı içimde

Yere göğe sığmayan.

Korkuyordum zaten

Sana bu kadar yakın olmaktan

Gece yarıları kalkıp gözlerini sevmekten

Saçlarını okşamaktan

  Hiç mi hiç bahsetmemeliydim

 

Her gün satırlara sığdıramadığım

Kelimelere hapsedemediğim

Beklentilerimden çıkarıp atamadığım

Bir vurgun sevinin özlemini

Alışkanlık haline getirip

Yazmalarımla seni bıktırmamalıydım.

Yazdıkça senin çok daha büyüdüğünü

Çok daha aranıp sevildiğini

Hiç mi hiç belli etmemeliydim.

Korkuyordum zaten

Bir sevgiyi anlatımsız bırakan

‘Nasıl yazayım’ dediğin mektup başlıklarından.

 

 

Korkuyordum zaten

Seni sığdıramadığım yüreğimi

Bir gün kırıp sessizce çekip gitmenden.

Oysa ben çok mutluydum

Hayal dünyamda seninle olmaktan

Doyumsuz bir sevgiyi  seninle yaşamaktan

Ve her gün ellerimle taşıyıp hayallerimden

Sayfalara döktüğüm sevgi sözcüklerimden..

Ama gidişin bil ki, bir başka geliş olacak

Yarattığın dünyama

Bir başka dönüş olacak kırılan yüreğime.

Belki çok daha güzel, çok daha tutkulu

Belki çok daha doyumsuz olacak bu dönüşün.

Sen bende hep yaşarken.

 

Orhan Özefe 

 

skin,cloudladysm                      
the sparkle in your eyes,
and the sweetness

Anasayfa