Ey Hüzün !
İnce bir dantel motifi gibi nazik ama bir
o kadar da sinsi işliyorsun ki içime...
ustalığını kendimi şaşırtan bir
hayretle
alkışlıyorum bazen...
Gecemde,gündüzümde,düşlerimde de
hep sen varsın...
En yakın dost sıcaklığında bile beni
hiç yalnız bırakmayan sen,sadakatın
büyüklüğünü de gösteriyorsun hep...
Sensiz olamıyacağımı ,kimseye
sana yakın olduğum kadar
yaklaşamayacağımı söylüyorsun...
Gökyüzümü silip, kendi rengine
boyuyorsun...
Siyah elbiselerimin bana çok yakıştığını
söylüyorsun...
Gözyaşlarım senin için zafer,
kahkahalarım ise en büyük ihanet...
Şarkılarını duyuyorum çoğu zaman
dev ateşler yakıp çevresinde
dans ederken söylediğin...
Gülüşlerinin nasıl bir bıçak
keskinliğinde öfkeye dönüştüğünü
görüyorum...
Vahşi çığlıklarınla sarıyorsun,
büyüdükçe büyüyor ve bir sağanak
olup iniyorsun yine ta derinime...
Yara gibiyim ben ...
kabuk bağlamış,inceden inceye
sızlayan bir yara...
Her kabuğumu düşürdüğümde
yenilenme arzumla savaş açıyorum
sana...ama biliyorum ki yeniden
öreceksin o kabuğu üstüme...
Ben yenilenemeden bir kat daha
kalınıyla üstelik...
Bana sahip olmaya çalıştıkça daha da
silikleştiriyorsun aslında.
Artık korkmuyorum senden...çünkü
biliyorum ki ben yok olursam
sen de benimle birlikte yok olacaksın...
Ey Hüzün !
Al karanlıklarını ve git...
Küstah gülüşlerin ve erdemli dostluğun
da senin olsun...
Beni bende bırak artık...
Git...git...
Esra
Günalp
|